İsmi Azam Zikri: İsm-i A’zam Hangisidir?

İsmi azam zikri, Allah’ın “en büyük ismi” olarak rivayet edilen isim veya ifadelerle yapılan zikir ve duadır. Bu ismin hangisi olduğu hadislerde açıkça belirtilmez. Hadislerde öne çıkan adaylar Allah lafzı, el-Hayy el-Kayyûm ve Ehad-Samed’dir. Bu isimlerle zikredip ardından dua etmek, rivayetlere en yakın uygulamadır.
Konu hem çok merak edilen hem de çok yanlış anlatılan konulardan biri. Bir yanda Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce gibi hadis kaynaklarında künyesiyle yer alan rivayetler duruyor; öbür yanda “24 saatte kabul olur” diye dolaşan, kaynağı belirsiz metinler.
İsm-i A’zam Ne Demek?
“İsm-i a’zam” Arapça bir tamlamadır ve “en büyük isim, en yüce isim” anlamına gelir. Türkçede genellikle “ismi azam” diye yazılır; ilmî yazımı “ism-i a’zam”dır. Kastedilen, Allah’ın isimleri içinde, kendisiyle dua edildiğinde duanın kabul edileceği bildirilen isimdir.
İlginç bir ayrıntı var: Kur’an’da “isim” kelimesi yirmi ayette Allah’a nispet edildiği halde, bu isim hiçbir ayette “a’zam” (en büyük) sıfatıyla nitelenmez. Rahmân suresinin son ayetinde Rabbin isminin yüce ve bereketli olduğu söylenir (Rahmân, 55/78). Vâkıa ve Hâkka surelerinin sonunda “Rabbinin azîm ismini tesbih et” emri geçer (Vâkıa, 56/96; Hâkka, 69/52); A’lâ suresi de “Rabbinin a’lâ (en yüce) ismini tesbih et” diye başlar (A’lâ, 87/1). Müfessirlerin çoğu, bu ayetlerde tesbihin aslında Allah’ın zâtına yöneldiğini, “isim” kelimesinin bir vasıta olarak kullanıldığını belirtir. Yani ism-i a’zam kavramı Kur’an’dan değil, hadislerden gelir.
İsm-i a’zam, Allah’ın güzel isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) ayrı, gizli bir isim olarak değil, genellikle bu isimlerin içinde aranır.
İsm-i A’zamın Geçtiği Rivayetler
İsm-i a’zamla ilgili rivayetlerin önemli bir kısmı İbn Mâce’nin Sünen’inde, Duâ kitabının aynı babında bir araya getirilmiştir. Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî’de de ilgili rivayetler bulunur. Aşağıdaki tablo, hangi sahabeden hangi ifadenin nakledildiğini özetler:
| Râvi (sahabe) | İsm-i a’zam olarak işaret edilen ifade | Kaynak |
|---|---|---|
| Büreyde b. Husayb | Allah, Ehad, Samed; “lem yelid ve lem yûled” ifadesini içeren dua | Ebû Dâvûd, Vitir, 23; Tirmizî, Daavât, 64; İbn Mâce, Duâ, 9 |
| Esmâ bint Yezîd | Bakara 2/163 ve Âl-i İmrân suresinin başı (el-Hayy el-Kayyûm) | Ebû Dâvûd, Vitir, 23; Tirmizî, Daavât, 65; İbn Mâce, Duâ, 9 |
| Ebû Ümâme | Bakara, Âl-i İmrân ve Tâhâ surelerinde geçen bir ifade | İbn Mâce, Duâ, 9 |
| Enes b. Mâlik | Mennân, Bedîu’s-semâvâti ve’l-ard, Zü’l-celâli ve’l-ikrâm | Tirmizî, Daavât, 100; Nesâî, Sehiv, 58; İbn Mâce, Duâ, 9 |
| Hz. Âişe | İsim açıklanmaz; duasında Allah, Rahmân, Berr ve Rahîm geçer | İbn Mâce, Duâ, 9 (isnadında problem olduğu belirtilir) |
| Übey b. Kâ’b | Âyetü’l-Kürsî’nin Kur’an’ın en büyük ayeti olduğu (ism-i a’zam adı geçmez) | Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 258 |
Büreyde Hadisi: Ehad ve Samed
Büreyde b. Husayb’ın rivayetinde Resûlullah (s.a.v.), bir adamın şöyle dua ettiğini duydu: “Allâhümme innî es’elüke bi ennî eşhedü enneke ente’llâhu lâ ilâhe illâ ente’l-ehadü’s-samed, ellezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüven ehad.” (Allah’ım, Senden istiyorum; çünkü şahitlik ederim ki Sen, Senden başka ilah olmayan, bir ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu Allah’sın; doğurmamış, doğmamış ve hiçbir dengi olmayansın.) Bunun üzerine Resûlullah, adamın Allah’tan O’nun en büyük ismiyle istediğini, bu isimle istenince verdiğini ve dua edilince kabul ettiğini söyledi (Ebû Dâvûd, Vitir, 23; Tirmizî, Daavât, 64; İbn Mâce, Duâ, 9).
Duanın İhlâs suresine ne kadar benzediği hemen fark edilir. Hadis âlimi İbn Hacer, ism-i a’zamla ilgili rivayetler içinde senet bakımından tercihe en layık olanın bu hadis olduğunu söylemiştir. Tirmizî ise rivayeti “hasen garîb” olarak niteler.
Esmâ bint Yezîd Hadisi: el-Hayy el-Kayyûm
Esmâ bint Yezîd’in rivayetine göre Resûlullah, ism-i a’zamın şu iki ayette olduğunu bildirmiştir: “İlahınız bir tek ilahtır; Rahmân ve Rahîm olan O’ndan başka hiçbir ilah yoktur.” (Bakara, 2/163, mealen) ve Âl-i İmrân suresinin başı: “Elif lâm mîm. Allah, O’ndan başka ilah yoktur; Hayy’dır, Kayyûm’dur.” (Âl-i İmrân, 3/1-2, mealen) Ebû Ümâme’nin rivayeti ise ism-i a’zamın Bakara, Âl-i İmrân ve Tâhâ surelerinde olduğunu söyler. Bu üç surede ortak olan ifade “el-Hayy el-Kayyûm”dur: Bakara’da Âyetü’l-Kürsî’de (2/255), Âl-i İmrân’da surenin başında (3/2), Tâhâ’da ise yüzlerin Hayy ve Kayyûm olan Allah’a boyun eğdiğini bildiren ayette (20/111).
Enes Hadisi: Mennân ve Zü’l-celâli ve’l-ikrâm
Enes b. Mâlik anlatıyor: Resûlullah mescide girdiğinde namaz kılan bir sahabenin şöyle dua ettiğini duydu: “Allâhümme lâ ilâhe illâ ente’l-mennân, bedîu’s-semâvâti ve’l-ard, zel-celâli ve’l-ikrâm.” (Allah’ım, Senden başka ilah yoktur. Sen çok nimet verensin, gökleri ve yeri benzersiz yaratansın, celal ve ikram sahibisin.) Resûlullah, o kişinin Allah’a ism-i a’zamıyla dua ettiğini söyledi (Tirmizî, Daavât, 100; Nesâî, Sehiv, 58). Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu da ism-i a’zamla ilgili fetvasında bu rivayeti örnek olarak verir.
İsmi Azam Hangisidir? Âlimlerin Görüşleri
Rivayetler farklı isimlere işaret ettiği için âlimler de farklı sonuçlara varmıştır. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “İsm-i A’zam” maddesi bu görüşleri üç başlıkta toplar. Önce, ism-i a’zamın bilinebileceğini söyleyenlerin öne sürdüğü adaylara bakalım.
Allah Lafzı
Celâleddin es-Süyûtî’nin ism-i a’zam hakkındaki görüşleri derlediği listede, on altıya kadar çıkan adayların başında Allah ismi gelir. Gerekçe, Allah lafzının diğer bütün isimlerin anlamlarını kendinde toplaması ve yalnızca O’na ait olmasıdır. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetvasında da ism-i a’zam olarak zikredilen isimlerin başında lafza-i celâl sayılır. Bu ismin anlamını, Kur’an’daki yerini ve zikir usulünü Ya Allah zikrinin fazileti yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
el-Hayy el-Kayyûm
Esmâ bint Yezîd ve Ebû Ümâme rivayetlerine dayanan bu görüşe göre ism-i a’zam “el-Hayy el-Kayyûm” ikilisidir. Hayy “ezelî ve ebedî diri”, Kayyûm ise “kendi zâtıyla var olan ve her şeyi ayakta tutan” demektir. Bu iki ismin Âyetü’l-Kürsî’de birlikte geçmesi, Übey b. Kâ’b’ın rivayet ettiği “en büyük ayet” hadisiyle de ilişkilendirilmiştir.
Ehad ve Samed
Büreyde hadisini esas alanlara göre ism-i a’zam, Allah’ın “Ehad” (bir ve eşsiz) ve “Samed” (her şeyin kendisine muhtaç olduğu, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan) isimlerinin geçtiği tevhid ifadesidir. İbn Hacer’in bu hadisin senedini en sağlam bulması, görüşe ayrı bir ağırlık kazandırır.
Diğer Adaylar
Kaynaklarda ism-i a’zam olarak ileri sürülen başka ifadeler de vardır: besmele, kelime-i tevhid, esmâ-i hüsnânın tamamı, “Allâhümme”, “Rabbi Rabbi”, “Mâlike’l-mülk”, “Zü’l-celâli ve’l-ikrâm” ve Hz. Yûnus’un balığın karnında yaptığı “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” duası (Enbiyâ, 21/87). Bu listelerin bir kısmı hadislere dayanır, bir kısmı ise âlimlerin kişisel kanaatidir. Hepsinde ortak tema Allah’ın birliği, rahmeti ve kâinatı yönetmesidir. Kelime-i tevhidin anlamı ve zikri için La ilahe illallah zikri yazımıza bakabilirsiniz.
“Gizlidir” ve “Ayrı Bir İsim Yoktur” Görüşleri
İkinci görüşe göre ism-i a’zam vardır, ama tıpkı Kadir gecesi ya da cuma günündeki duaların kabul edildiği saat gibi gizli tutulmuştur ve yalnızca Allah tarafından bilinir. Bu görüşün bir yorumuna göre, kulun en çok duygulandığı, kalbinin en derinden yöneldiği isim onun için ism-i a’zam olabilir.
Üçüncü görüş ise Ca’fer es-Sâdık, Cüneyd-i Bağdâdî, Taberî, Ebü’l-Hasan el-Eş’arî, İbn Hibbân ve Bâkıllânî gibi âlimlere aittir. Onlara göre diğerlerinden üstün ayrı bir isim yoktur. Rivayetlerdeki “a’zam” kelimesi “büyük, yüce” anlamındadır ve yücelik harflerden oluşan isme değil, ismin gösterdiği zâta aittir. Kul samimiyetle dua ettiğinde hangi isimle dua ederse etsin dileği kabul edilebilir.
TDV maddesinin vardığı sonuç da dikkat çekicidir: böyle bir ismin varlığı kesin olarak sabit değildir. Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim’de, ism-i a’zam adını içermeyen Übey b. Kâ’b rivayeti dışında konuyla ilgili bir nakil yoktur. TDV maddesine göre diğer kaynaklardaki rivayetler isnad bakımından pek sağlam görülmemiştir; bununla birlikte Tirmizî, Esmâ bint Yezîd rivayetini “hasen sahih”, Büreyde rivayetini “hasen garîb” olarak nitelemiştir.

İsmi Azam Zikri Nasıl Yapılır?
İsmi azam zikri için hadislerde bir adet veya şekil belirlenmemiştir. Rivayetlerde ism-i a’zam bir “zikir sayısı” olarak değil, duanın içinde Allah’a seslenme biçimi olarak geçer. Bu yüzden en sağlam yol, aday isimlerden biriyle zikredip ardından duaya geçmektir. Uygulamada şu adımlar izlenebilir:
- İsmi seçin: Rivayetlerde geçen adaylardan birini ya da birkaçını belirleyin: “Yâ Allah”, “Yâ Hayyu yâ Kayyûm”, “Yâ Ehad yâ Samed” veya “Yâ Zel-celâli ve’l-ikrâm”.
- Hamd ve salavatla başlayın: Duaya Allah’a hamd ederek ve Peygamber Efendimiz’e salavat getirerek başlamak, dua adabının bilinen bir parçasıdır.
- İsimle zikredin: Seçtiğiniz ismi anlamını düşünerek tekrar edin. “Hayy” derken ölümsüz diriliği, “Kayyûm” derken her şeyi ayakta tutanın O olduğunu düşünmek, tekrarı anlamlı kılar.
- Hadiste geçen duayı okuyun: Büreyde veya Enes hadisindeki dua cümlelerinden birini okuyun. Arapçasını bilmiyorsanız Türkçe anlamıyla dua etmek de geçerlidir.
- İhtiyacınızı arz edin: İsim ve övgüden sonra dileğinizi kendi sözlerinizle Allah’a söyleyin.
Hadislerde “Yâ Hayyu yâ Kayyûm” ifadesinin sıkıntı anlarında Peygamber Efendimiz’in dilinde olduğu da nakledilir; Tirmizî’nin Daavât kitabındaki bir rivayete göre o, bir iş kendisini sıkıntıya soktuğunda “Yâ Hayyu yâ Kayyûm, bi rahmetike esteğîs” (Ey Hayy, ey Kayyûm, rahmetinle yardım diliyorum) derdi (Tirmizî, Daavât, hadis no. 3524; Tirmizî rivayeti garîb olarak niteler).
Aday İsimler ve Zikir Şekilleri
Aşağıdaki tabloda hadislere dayanan adaylar, zikir şekilleri ve zikir geleneğinde kullanılan ebced değerleri yer alıyor. Ebced değerleri harflerin toplamıyla bulunur ve bir gelenek uygulamasıdır; dinî bir zorunluluk değildir.
| Aday | Zikir şekli | Ebced (harf toplamı) | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Allah | Yâ Allah | 66 (1 + 30 + 30 + 5: elif, iki lâm, he) | Süyûtî’nin listesinin başı; Diyanet fetvası |
| Hayy | Yâ Hayy | 18 (ha 8 + ye 10) | Esmâ bint Yezîd ve Ebû Ümâme rivayetleri |
| Kayyûm | Yâ Kayyûm | 156 (kaf 100 + ye 10 + vav 6 + mim 40) | Aynı rivayetler |
| Ehad | Yâ Ehad | 13 (elif 1 + ha 8 + dal 4) | Büreyde rivayeti |
| Samed | Yâ Samed | 134 (sad 90 + mim 40 + dal 4) | Büreyde rivayeti |
| Zü’l-celâli ve’l-ikrâm | Yâ Zel-celâli ve’l-ikrâm | Sabit bir adet yok | Enes rivayeti |
Hangi adayı seçerseniz seçin, sayının kendisi değil, kalbin dua sırasındaki hâli belirleyicidir. Peygamber Efendimiz duanın ibadetin ta kendisi olduğunu bildirmiştir (Ebû Dâvûd, Vitir, 23). İbadetin ne olduğunu ve çeşitlerini ayrı bir yazıda anlattık.

İsmi Azam Duası Diye Bir Dua Var mı?
Aramalarda en çok karşılaşılan ifade “ismi azam duası”dır. Genellikle uzun bir Arapça metin, “111 kere oku”, “24 saatte kabul olur” ya da “kadere bile etkilidir” gibi vaatlerle paylaşılır. Bu metinler çoğu zaman hadislerde geçen ism-i a’zam ifadelerinin, Hz. Yûnus’un duasının ve başka zikirlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur.
Din İşleri Yüksek Kurulu bu soruya net bir cevap verir. Fetvaya göre ism-i a’zam, belirli bir duanın adı değil, Allah’ın isimlerinden biridir; bu yüzden “ism-i a’zam duası” adını taşıyan özel bir dua bulunmaz. Hadislerde bildirilen, bu isim anılarak edilen duanın kabule layık olduğudur.
Bu derlenmiş metinleri okumak, içlerindeki ifadeler ayet ve sahih dualardan geldiği sürece güzeldir. Sorun, metne sayı ve süre vaatleri eklendiğinde başlar. 11, 111 gibi sayıların ve “kesin kabul” sözlerinin dinî bir dayanağı yoktur. TDV İslâm Ansiklopedisi de ism-i a’zamdan şifa, sevgi bağlama ya da büyü bozma gibi maddi sonuçlar beklemenin din, bilim ve akılla bağdaşmadığını vurgular. Duanın kazancı önce manevidir: kulun kendini Allah’a yakın hissetmesi ve O’na yönelmesi (Bakara, 2/186).

İsm-i A’zam Neden Gizli Bırakılmış Olabilir?
İsmin neden açıkça bildirilmediğine dair şu yorumlar yapılabilir. Kadir gecesi benzetmesi TDV maddesinde geçer; diğer ikisi yorumdur, kesin bilgi değildir:
- Bütün isimlerle dua edilsin diye: Tek bir isim bilinseydi insanlar yalnızca onu tekrar edip diğer güzel isimleri ihmal edebilirdi. A’râf suresi ise Allah’a bütün güzel isimleriyle dua edilmesini öğütler (A’râf, 7/180).
- Kadir gecesine benzer bir gizlilik: Kadir gecesinin ve cumadaki icabet saatinin gizli tutulması nasıl ibadeti bütün geceye ve bütün güne yayıyorsa, ism-i a’zamın gizliliği de duayı bütün isimlere yayar.
- Duanın formüle dönüşmemesi için: Bilinen bir “kesin kabul” kelimesi, duayı samimi bir yakarıştan mekanik bir işleme çevirebilirdi.
Hz. Âişe’nin rivayetinin sonu da bu yoruma uygun düşer: ism-i a’zamı öğrenemeyince iki rekât namaz kılıp Allah’a bütün güzel isimleriyle dua etmiş, Resûlullah da aradığı ismin bu duada geçen isimler arasında olduğunu söylemiştir (İbn Mâce, Duâ, 9; isnadında problem olduğu belirtilir). Doksan dokuz ismin anlamlarına Esmaül Hüsna bölümümüzden tek tek ulaşmak mümkün.
Sıkça Sorulan Sorular
İsmi azam nedir?
Allah’ın “en büyük ismi” demektir. Hadislerde, kendisiyle dua edildiğinde duanın kabul edileceği bildirilen isimdir. Hangi isim olduğu kesin olarak bildirilmemiş, rivayetlerde birden fazla isme işaret edilmiştir.
İsmi azam hangi isimdir?
Kesin değildir. Rivayetlere göre öne çıkan adaylar Allah lafzı, el-Hayy el-Kayyûm ve Ehad-Samed’dir. Bazı âlimler ise gizli olduğunu ya da diğerlerinden ayrı bir ismin bulunmadığını söylemiştir.
İsmi azam zikri kaç kere yapılır?
Hadislerde bir sayı bildirilmemiştir. İsmi azam zikri bir sayı tamamlama işi değil, duadan önce Allah’ı bu isimlerle anmaktır. Gelenekte ebced değerleri (Allah 66, Hayy 18, Kayyûm 156) adet olarak kullanılır.
İsmi azam duası okunur mu?
Diyanet’e göre “ism-i a’zam duası” adında özel bir dua yoktur. Hadislerde geçen ism-i a’zam ifadeleriyle dua etmek ise sünnete uygundur; kesin kabul ve sayı vaatleri dinî dayanaktan yoksundur.
İsmi azam Kur’an’da geçer mi?
“İsm-i a’zam” ifadesi Kur’an’da geçmez; kavram hadislerden gelir. Ancak hadislerde işaret edilen ifadeler, örneğin “el-Hayy el-Kayyûm”, Bakara, Âl-i İmrân ve Tâhâ surelerinde yer alır.
Kaynaklar
- Kur’an-ı Kerim: Rahmân 55/78, Vâkıa 56/96, Hâkka 69/52, A’lâ 87/1, Bakara 2/163, 2/186 ve 2/255, Âl-i İmrân 3/1-2, Tâhâ 20/111, Enbiyâ 21/87, A’râf 7/180.
- Ebû Dâvûd, Vitir, 23. Tirmizî, Daavât, 64, 65 ve 100. İbn Mâce, Duâ, 9. Nesâî, Sehiv, 58. Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 258.
- İbn Hacer, Fethu’l-bârî; Süyûtî, el-Hâvî li’l-fetâvî (TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki atıflar üzerinden).
- Bekir Topaloğlu, “İsm-i A’zam”, TDV İslâm Ansiklopedisi.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hay”, “Kayyûm” ve “Samed” maddeleri.
- Din İşleri Yüksek Kurulu, “İsm-i a’zam duası diye bir dua var mıdır?” (12.07.2017).



