Subhanallahi ve Bihamdihi Subhanallahil Azim Fazileti

Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim fazileti, Peygamber Efendimizin bu iki sözü “dilde hafif, mizanda ağır ve Rahmân’a sevimli” diye tanıtan hadisine dayanır. İmam Buhârî, Sahîh’ini bu hadisle bitirmiştir. Zikrin ilk yarısı olan “sübhânallahi ve bihamdihî” ise günde yüz defa söyleyenin hatalarının deniz köpüğü kadar olsa bile silineceği müjdesiyle ayrıca anılır.
Subhanallahi ve Bihamdihi Subhanallahil Azim Ne Demek?
Anlamı şudur: “Allah’ı, O’na hamd ederek her türlü eksiklikten tenzih ederim. Pek büyük olan Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih ederim.” Zikir iki cümleden oluşur. İlk cümle tesbih ile hamdı birleştirir; ikinci cümle tesbihi Allah’ın “el-Azîm” ismiyle tekrarlar.
TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Tesbih” maddesine göre tesbih, sözlükte “suda hızla yüzüp mesafe almak” anlamındaki “sebh” kökünden gelir ve terim olarak Allah’ı ulûhiyetle bağdaşmayan her türlü eksiklikten tenzih etmektir. Hamd ise O’nu sahip olduğu güzel sıfatlarla övmektir. Biri “Allah şunlardan uzaktır” der, diğeri “Allah şunlara sahiptir” der. İkisi bir arada söylenince, Allah’ı hem eksiklikten arındıran hem de övgüye layık gören eksiksiz bir anma ortaya çıkar.
Kelimelerin Tek Tek Anlamı
| Arapça | Okunuşu | Anlamı |
|---|---|---|
| سُبْحَانَ اللّٰهِ | sübhânallâhi | Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih ederim |
| وَبِحَمْدِهِ | ve bihamdihî | O’na hamd ederek |
| سُبْحَانَ اللّٰهِ | sübhânallâhi | Allah’ı tenzih ederim |
| الْعَظِيمِ | ‘l-azîm | ki O pek büyüktür |
Arapçası ve Okunuşu
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ الْعَظِيمِ
Okunuşu: Sübhânallâhi ve bihamdihî, sübhânallâhi’l-azîm.
“Sübhân” kelimesinin ikinci hecesi uzun okunur. “Bihamdihî” kelimesindeki “h” boğazdan gelen yumuşak bir sestir ve sondaki “î” uzatılır. Son kelime “azîm”, dil ucu üst dişlere değdirilerek çıkarılan kalın bir “z” ile söylenir. Türkçede “subhanallahi ve bihamdihi” ile “sübhanallahi ve bihamdihi” yazımlarının ikisi de yaygındır; aynı zikri gösterir.
Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim fazileti
Zikrin fazileti hakkındaki temel hadisi Ebû Hüreyre rivayet eder. Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İki söz vardır ki dilde hafif, mizanda ağır ve Rahmân’a sevimlidir: Sübhânallâhi ve bihamdihî, sübhânallâhi’l-azîm.” (Buhârî, Daavât, 65; Eymân, 19; Tevhîd, 58; Müslim, Zikir, 31)
Hadis, zikri üç özellikle tanımlar ve her biri ayrı bir müjde taşır:
- Dilde hafif: Birkaç saniyede söylenir. Yolda, işte, beklerken, yatmadan önce; özel bir hazırlık istemez.
- Mizanda ağır: Kıyamet günü amellerin tartıldığı terazide sevabı büyüktür. Söylemesi kolay olanın karşılığının küçük olmadığını gösterir.
- Rahmân’a sevimli: Hadiste Allah’ın burada “Rahmân” ismiyle anılması dikkat çeker; zikir, rahmetin genişliğiyle birlikte hatırlanır.
Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim fazileti bu üç özelliğin bir araya gelmesinden doğar: Az emekle söylenen bir söz, kıyamet günü terazide ağır basan bir karşılığa dönüşür.
Buhârî Neden Sahîh’ini Bu Hadisle Bitirdi?
İmam Buhârî, Sahîh’inin ilk hadisi olarak “Ameller niyetlere göredir” hadisini, son hadisi olarak da bu zikri seçmiştir. Son hadis, “Tevhîd” kitabının, “Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız” (Enbiyâ, 21/47, mealen) ayetini başlık olarak alan babında yer alır (Buhârî, Tevhîd, 58). Şârihler bu tercihi, amellerin niyetle başlayıp mizanla sonuçlandığına yapılmış bir işaret olarak yorumlar. Kitabın niyetle açılıp terazi ile kapanması, okuyucuya bütün amellerin bir gün tartılacağını hatırlatır. Sahîh-i Buhârî’nin baştan sona okunduğu hatim meclislerinin de doğal olarak bu hadisle sona ermesi, zikre ilim geleneğinde ayrı bir yer kazandırmıştır.

Günde 100 Defa Sübhânallahi ve Bihamdihi Söylemenin Fazileti
Zikrin ilk yarısı için ayrı bir sahih hadis vardır. Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Kim günde yüz defa ‘sübhânallâhi ve bihamdihî’ derse, hataları denizin köpüğü kadar olsa bile silinir.” (Buhârî, Daavât, 65; Müslim, Zikir, 28; Tirmizî, Daavât, 59)
Diyanet’in Hadislerle İslam eserinde bu hadis aktarılırken, Allah’ın kendisine hamd etmeyi ihmal etmeyen müminin küçük günahlarını bağışlayacağı belirtilir. Büyük günahlar için tövbe, kul hakkı içeren hatalar için ise hak sahibiyle helalleşme gerekir; zikir bu yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim fazileti ile ilgili diğer rivayetler ve değerleri şöyledir:
| Rivayet | Kaynağı | Değerlendirme |
|---|---|---|
| Dilde hafif, mizanda ağır, Rahmân’a sevimli iki söz | Buhârî, Daavât, 65; Tevhîd, 58; Müslim, Zikir, 31 | Sahih |
| Günde 100 defa sübhânallahi ve bihamdihî diyenin hatalarının silinmesi | Buhârî, Daavât, 65; Müslim, Zikir, 28 | Sahih |
| Sabah ve akşam 100 defa söyleyenden daha faziletli amelle kimsenin gelmemesi (aynısını ya da fazlasını söyleyen hariç) | Müslim, Zikir, 29 | Sahih |
| Ebû Zer’in sorusu üzerine “sübhânallahi ve bihamdihî”nin Allah’a en sevimli söz olarak bildirilmesi (dört kelime hadisi ayrı bir rivayettir) | Müslim, Zikir, 84-85 | Sahih |
| “Sübhânallâhi’l-azîm ve bihamdihî” diyene cennette bir hurma ağacı dikilmesi | Tirmizî, Daavât (no. 3464) | Senedi hakkında farklı değerlendirmeler var |
| 1000 defa ya da 70 bin defa okumaya özel fazilet | Halk geleneği | Bu sayılar için sahih bir rivayet yoktur |
Kaç Kere Okunur?
Zikrin tamamı için hadislerde belirli bir sayı şartı yoktur; bir kez söylemek de ‘mizanda ağır’ müjdesine girer. Sayı bildirilen rivayetler, zikrin ilk yarısıyla ilgilidir: Günde 100 defa ve sabah-akşam 100’er defa.
Pratikte izlenebilecek bir yol şudur: Sabah namazından sonra ve akşam vakti 100’er defa “sübhânallâhi ve bihamdihî” denir; gün içinde boş anlarda zikrin tamamı tekrarlanır. Yüz tekrar, acele etmeden birkaç dakika sürer. Sayıyı tek oturuşta tamamlamak şart değildir; gün içine bölmek de aynı sonucu verir.
Aramalarda sıkça geçen “1000 defa” ve “70 bin defa” gibi sayılar ise kişisel vird ya da toplu okuma geleneğinden gelir. Bu sayılarla okumak caizdir, ama bunlara bağlanmış özel bir fazilet bildiren sahih bir hadis yoktur. Sayıyı tamamlayamayan kişinin zikri eksik sayılmaz.
Tesbih Nasıl Sayılır?
Resûlullah, sahabe hanımlarına tesbih, tehlil ve takdislerini parmaklarıyla saymalarını tavsiye etmiş ve parmakların âhirette sorguya çekilip konuşturulacağını bildirmiştir (Tirmizî, Daavât, 120). TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Tesbih” maddesinde, tesbih tanelerinin sonraki dönemlerde yaygınlaştığı ve gösterişe vesile kılınmaması şartıyla kullanılmasında sakınca görülmediği aktarılır. Yani parmak, tesbih ya da zikirmatik kullanmak kişinin tercihine kalmıştır. Önemli olan sayının değil, anlamın akılda tutulmasıdır. Yüz tekrarın sonunda kalpte bir şey kalmıyorsa, daha az sayıyla ama düşünerek okumak daha faydalı olabilir.

Kur’an’da Tesbih ve Hamd Birlikteliği
“Sübhânallâhi ve bihamdihî” ifadesindeki tesbih ile hamdın birlikteliği Kur’an’da defalarca geçer. Bu ayetler, zikrin neden bu şekilde kurulduğunu anlamaya yardım eder:
- “Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O’nu tesbih eder. O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların tesbihini anlamazsınız.” (İsrâ, 17/44, mealen) Ayetteki “yüsebbihu bihamdihî” ifadesi, zikirdeki “sübhânallâhi ve bihamdihî” ile aynı kökten ve aynı yapıdadır.
- “Gök gürültüsü O’nu hamd ile tesbih eder.” (Ra’d, 13/13, mealen)
- “Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile.” (Nasr, 110/3, mealen)
- “O hâlde pek büyük olan Rabbinin adını tesbih et.” (Vâkıa, 56/74 ve 96; Hâkka, 69/52, mealen) Zikrin ikinci yarısındaki “azîm” sıfatı bu ayetlerde de geçer; namazdaki rükû tesbihi “sübhâne rabbiye’l-azîm” de aynı ismi anar.
Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim fazileti, bu ayetlerin ışığında daha iyi anlaşılır. Zikri söyleyen kişi, Kur’an’ın bildirdiğine göre bütün varlığın zaten yaptığı tesbihe katılmış olur. Zikrin genel anlamı ve çeşitleri hakkında ibadet nedir yazımız da bir çerçeve sunar.
Benzer Zikirlerden Farkı
Bu zikir, yakın kalıplarla sık karıştırılır. Hangisinin hangi kaynağa dayandığını bilmek, doğru şekli okumayı kolaylaştırır:
- Sübhânallâhi ve bihamdihî adede halkıhî: Hz. Cüveyriye’ye öğretilen, “mahlukatı sayısınca, kendisinin razı olacağı kadar, Arşının ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebi kadar” ifadelerini içeren uzun zikirdir (Müslim, Zikir, 79). Ayrı bir rivayettir.
- Sübhânallâhi ve bihamdihî, estağfirullâhe ve etûbü ileyh: Hz. Âişe’nin aktardığına göre Resûlullah’ın sık söylediği, tesbihe istiğfarı ekleyen şekildir (Müslim, Salât, 218-220). “Sübhânallâhi ve bihamdihî sübhânallâhi’l-azîm, estağfirullah” şeklinde birleştirilen uzun kalıplar ise halk arasında oluşmuş derlemelerdir.
- Dört kelime: “Sübhânallah, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah, Allahu ekber” zikri ayrı bir rivayete dayanır. Bu dört sözün yerini la ilahe illallah zikri yazımızda ele aldık.
- Esma zikirleri: Allah’ın tek bir ismini tekrarlamaya dayanır; örneğin Ya Allah zikri lafzatullahla yapılır. Bu zikirde ise “el-Azîm” ismi bir cümlenin içinde anılır. Allah’ın isimleri hakkında genel bilgi için esma-i hüsna ne demektir yazısına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular
Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim ne zaman okunur?
Belirli bir vakti yoktur; zikir gün içinde her an söylenebilir. Sabah ve akşam vakitleri, namaz sonraları ve yatmadan önce sık tercih edilir. İlk yarısı için hadiste günde 100 defa ve sabah-akşam 100’er defa okuma geçer.
Subhanallahi ve bihamdihi günde kaç defa okunur?
Sahih hadise göre günde 100 defa söyleyenin hataları deniz köpüğü kadar olsa bile silinir (Buhârî, Daavât, 65; Müslim, Zikir, 28). Bu, zorunlu bir sayı değil, faziletin bağlandığı sayıdır.
“Deniz köpüğü kadar günah” bütün günahlar mı?
Âlimler bu müjdeyi küçük günahlar için anlar. Büyük günahlar için samimi tövbe, kul hakkı içeren hatalar için hak sahibiyle helalleşme gerekir.
Buhârî’nin son hadisi hangisidir?
Sahîh-i Buhârî’nin son hadisi, “dilde hafif, mizanda ağır ve Rahmân’a sevimli iki söz” hadisidir: Sübhânallâhi ve bihamdihî, sübhânallâhi’l-azîm (Buhârî, Tevhîd, 58).
Bu zikir abdestsiz okunabilir mi?
Okunabilir. Tesbih ve hamd zikirleri için abdest şartı yoktur. Abdestli olmak güzel bir edeptir, fakat abdesti olmayan kişi de bu zikri dilediği zaman söyleyebilir.
Kaynaklar
- Kur’an-ı Kerim: Enbiyâ 21/47; İsrâ 17/44; Ra’d 13/13; Nasr 110/3; Vâkıa 56/74 ve 96; Hâkka 69/52.
- Buhârî, Daavât, 65; Eymân, 19; Tevhîd, 58. Müslim, Zikir, 28, 29, 31, 79 ve 84-85; Salât, 218-220. Tirmizî, Daavât, 59 ve 120; Daavât (no. 3464).
- “Tesbih” maddesi: TDV İslâm Ansiklopedisi.
- Hamd ve günde yüz defa tesbih hadisi: Hadislerle İslam, cilt 1, s. 191 (Diyanet İşleri Başkanlığı).



